YouTube son derece baÅŸarılı ve tartışmasız biçimde lider bir yeni medya ÅŸirketi. Yaptığı iÅŸ son derece basit, kullanıcılarının videolarını internetten yayınlayabilmesi için arabirim yaptı, bu videoyu dünyadaki hemen herkesin bilgisayarında yüklü bir eklenti olan Flash‘a dönüştürdü, sonra da herkesin izlemesi için internete yerleÅŸtirti. Bunları yaparken kullanıcı ve topluluk oluÅŸturmakla ilgili temel kurallara riayet gösterdi.
YouTube’u ciddiye almamız için bilmemiz gereken bir ÅŸey var, Google geçtiÄŸimiz günlerde 1.65 milyar $ vererek bu kelimenin tam anlamıyla yoktan varolan ÅŸirketi satın aldı. YouTube bu deÄŸere 19 ay içinde ve 10 milyon $’lık bir baÅŸlangıç yatırımıyla ulaÅŸtı. YouTube üzerinde düşünmeye devam edelim ve iÅŸ modeli bile olmayan bu ÅŸirketin neden bu fiyata satıldığına dair tahminler yürütelim.
YouTube’ın yaptığı ÅŸey duygu satmak, bulaşıcılık virüsü satmak, eÄŸlence satmak, aÄŸlatmak, sinirlendirmek, ilham vermek, harekete geçirmek, göstermek ve bunu herkesin yapabileceÄŸi kadar kolay biçimde yapmak, 5 dakikada herkesin bir tv kanalı açmasını saÄŸlamak, ilgi alanlarına göre istediÄŸimizi izleyebilmemizi saÄŸlamak ve bunu milyonlarca kiÅŸi için yapmak. AÅŸağıdaki videolara göz atarsanız neden bahsettiÄŸimi çok iyi anlayacaksınız:
Örnek YouTube Videoları
YouTube’in yaptığı ÅŸeyden bahsederken hep satmak dedik. Fakat, burada tamamen yanlış bir terminoloji kullanıyoruz. Bir satma eylemi söz konusu olsaydı, bir satın alma eylemi de söz konusu olurdu, YouTube’in kasalarına para girerdi ve Google’da YouTube’u bu kadar kolay satın alamazdı. Gerçek durumsa YouTube’ın sürekli zarar etmesiydi. Sonuçta, YouTube her ÅŸeyi ve herkese bedava veriyor. Yani para kazanmak için bir iÅŸ modelleri yok, iÅŸ modeli olmamasını bırakın; sitelerinde yayınlanan içeriklerin bir kısmının telif hakları ve yasalarla ilgili problemleri de var.
O zaman tek bir sorunumuz var. Ortaya çıkan 1.65 milyar $’ı açıklamak.
Åžirketlerin piyasa deÄŸerlerini hesaplarken pazar paylarına bakabiliriz, gayet mantıklı bir yaklaşım, çünkü pazar payını bildiÄŸiniz bir ÅŸirketin deÄŸerini kolayca ortaya çıkarabiliriz. Pazarın mali piyasalardaki toplam deÄŸerini bilirsek ÅŸirketin deÄŸerini pazar payı büyüklüğüyle doÄŸru orantılı olarak ortaya çıkarabiliriz. Peki ortada bir pazar yoksa ne yapacağız, ortada örnek alabileceÄŸimiz bir iÅŸ modeli yoksa, hatta deÄŸerini hesaplamaya çalıştığınız ÅŸirket para bile kazanmıyorsa o zaman nasıl bir yöntem izleyeceÄŸiz, bu sorunun cevabı Google’ın neden YouTube’a o kadar para saydığının da cevabı ve bence son derece açık bir cevap.
Google, YouTube’i satın alarak mevcut bir iÅŸ modeli ve mevcut pazar payı satın almadı, geleceÄŸi satın aldı. Teknik olarak ifade etmek gerekirse “fırsat payı“nı satın aldı. Åžu andaki rekabet mevcut ürün ve hizmetler arasında geliÅŸiyor. YouTube’sa henüz mevcut olmayan bir ürün ve hizmet yarattı. Bugün henüz varolmayan ve tam olarak geliÅŸtirilmemiÅŸ bir ürün ve hizmet, gelecekten bir ürün ve hizmet.
Mp3′ü, cep telefonu melodilerini düşünün, video’nun sesten ne kadar daha büyük bir pazar olabileceÄŸini düşünün…
Aslında bu ÅŸekilde mantık yürütünce Google’ın yatırımcı olarak mecburen sahip olduÄŸu bir risk var. Bu bir risk ve belki bu iÅŸten zararlı çıkacaklar belki de tam tersi. Bunu zaman gösterecek.
[Kaynak]