Geçici bir süre için İstanbullu

Harbiye’deki metro istasyonunun girişinde, yağmur altında bekliyordum. Her zamanki gibi “Mistır Saner!” diye seslendi. Arkamı dönünce aynı kocaman gülümsemeyle karşılaştım. “Nasılsın? Çok zaman oldu değil mi,” diye sordu. Bir türlü fırsat bulup söz verdiğim fotoğraflarını ulaştıramamıştım. Utanarak “evet” dedim. Daha faza utandırmadan “hadi gidelim” dedi “evde konuşuruz”… Peşine takıldım. Pangaltı yönüne doğru yokuştan aşağıya salındık. Evi yakın olmalıydı. Ayağına terliklerini geçirip çıkmıştı dışarı. İstanbul’un kışına alışmış görünüyordu.

Text-Photos: Saner Şen
]]>