buzağının menisküs olduğunu öğrendiği an

sevdiceğinize söyleyeceğiniz nidalar “hane” içindeki huzur oranına endirekt temas eder, etki eder, efektif kur durumudur. misal, “hasretinden prangalar eskittim” diyordu 80 öncesi beyaz kalın atkılar takıp, nikotinden rengi kızıla çalan bıyıklarını uzatan gençlik. şimdi “hasretinden psikopata bağladım lan” deniyor, “seni geberir gibi seviyorum” deniyor bağdat caddesinde, sanırsınız ki koyun boğazlıyorlar, bunları bilelim, göğe erelim. “hanene ay doğacak” çok eski bir fal deyimiydi, şimdi “kulağın kaşınıyor pamuklu çubuk yetmez ancak usb kablosuyla şifa bulursun” diyorlar, üstüne de bahşiş gerekiyor tabii. bu da ayrı mevzu, demir para ile verilen bahşişin, garsonun hızla kaptığı deri kaplı hesap defterinin arasından düşünce ortaya çıkan tınlamanın sonsuz hüznü üstüne kısa film çekilmeli.

[Kaynak]

Leave a Comment

You must be logged in to post a comment.